Annesi oğlunun bu durumuna pek bir anlam veremedi..kahvaltıya otururken anlamsız bir ifade taşıyan yüzü şimdi capcanlı bir hale gelmişti…..içinden
- Gençlik işte ..diye geçirip kahvaltısına devam etti..
Gülerek mutfağın dışına çıkan Ozanın ardından
- Oğlum biraz daha yeseydin..diye seslendi..Ozan annesinin dediklerini duyacak durumda değildi..
Duyduğu güzel haberin etkisinden hala kurtulamamış olan Ozan bahçeye çıkıp kendini iki ağacın arasına gerilmiş olan hamağa öylece bırakıverdi..içi içine sığmıyordu…demek düşündüğü gibi değil di ha..aklına geçen yaz Kadriye ile ekmek fırınında karşılaştıkları gün geldi..o anları hatırladıkça kendi kendine kızıyordu..neden söylememişti ki…sokağın başına kadar beraber yürümüşler havadan sudan konuşmuşlardı..hamağın üzerinde iki elini kafasının arkasında birleştirip iyice yayıldı..bir yandan ağacın dalları arasında uçuşan serçeleri izliyor bir yandan da kendi kendine
- Bu sefer mutlaka açılacağım ona…hele bir gelsin geçip karşısına her şeyi anlatacağım..
Bunları düşünürken dudaklarının arasından farkında olmadan dökülen kelimeler takıldı kafasına..—seni seviyorum Kadriye ..bir an irkilip oturdu hamağın ortasına…çevresine bakındı..çok şükür kimseler duymamıştı dediklerini..biraz sevindi ama eksik bişeyler vardı…bir yandan hamakta sallanırken içinde de birkaç defa ‘ seni seviyorum Kadriye ‘ diye geçirdi. Yine de eksikti bişeyler..Kadriye kendisi her ne kadar hoşuna gitse de ismi Ozanların apartmanlarının giriş katında oturan meymenetsiz kadınla aynı olunca tam içine sinmiyordu..Mahalleli ona Çatlak Kadriye lakabını takmıştı..akşama kadar binanın girişinde oturur girip çıkanı inceler ve herkesi lafa tutardı..
En iyisi sevdiğine başka bir isim bulmaktı..gözlerini kapatıp Kadriyeyi düşündü..çiçekler gibiydi…evet evet ona KIRÇİÇEĞİM .demeliydi…
Enesine yediği tokatla açtı gözlerini…annesi
-gündüz vakti düş mü görüyon oğlum…çekil de biraz biz hamağın tadını çıkaralım…
...RAMAZAN ARICI - 6 ...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder