Lastik kız çok mutluydu. Hiç bu kadar kendinden emin, konuştuğu zaman sesi çın çın çınlayan, kararlı bir adam tanımamıştı. Çok düzgün bir adamdı. Âşık oldu tabii ki. Çelik adam küçük dağları ben yarattım diye kabara kabara dikilen bir adamdı. Hiçbir şey onu etkilemiyordu. Olduğu yerde dimdik duruyordu. Çelik bir top kadar kusursuzdu. Hiçbir pürüz yoktu üzerinde ona göre.
Lastik kız ise bazen hoplaya zıplaya bazen de yerde sürüne sürüne ilerlerdi. Bir engel çıktı mı önüne; ya üstünden ya da yanından dolanır geçerdi. Esnerdi. Bazen uzun bazen de kısa olurdu. Bazen sert bazen yumuşak olurdu hatta havaya göre. İlginç gelmişti adam ona. ‘’Ne kadar kararlı’’ diye düşündü.
Adama da kız ilginç gelmişti. Karşılaşınca şöyle bir bakıştılar. Birbirlerine hızla çekildiler sanki. Temas ettiler. Çelik adam olduğu gibi duruyordu. Lastik kız ise ona sarılmıştı. Geniş bir yüzey teması oldu aralarında. İkisi de çok mutluydular. Zaman o kadar güzel geçiyordu ki. Kalplerindeki aşk kuşu şakıyor, en güzel şarkılarını söylüyordu. Dünya rengârenk olmuştu. El ele, diz dize, göz göze bir aşk yaşıyorlardı. Birbirlerine doyamıyorlardı. Daha ayrılmadan özlemeye başlıyorlardı. Sanki cennetteydiler, çok mutluydular. Aşk böyle bir şeydi işte, yaşarken cenneti tatmaktı.
Gel zaman git zaman vakit geçti. Ufak tefek fikir ayrılıkları başladı aralarında. Lastik kızın esnek olması Çelik adamı kızdırıyordu.
‘’Benim gibi ol’’ diyordu.
‘’Benim yaptıklarımı yap’’
Kız ise ona hak vermeye çalışıyordu ama yine de içindeki ses;
‘’Niye onun gibi olacakmışım? Başka türlü de olabilirim. Haklı bile olsa her zaman onun gibi olmamı nasıl bekleyebilir?’’
En sonunda şiddetli bir kavgaya tutuştular.
‘’Çelik gibi ol.’’
‘’Olabilirim de olmayabilirim de…’’
‘’Benim gibi olmazsan seninle konuşmam!’’
Çelik adam hep bu tehdidi yapıyordu. Lastik kız ise alttan alıyordu o zamana kadar. O an kararını verdi. Çelik gibi olacaktı evet.
‘’Hep tehdit, hep tehdit! Konuşmazsan konuşma!’’
Çelik adam şok geçirdi. Lastik kızın böyle davranacağını hiç beklemiyordu. Aralarındaki bağ koptu. Ayrıldılar birbirlerinden. Lastik kız o anda fark etti ki aslında Çelik adama sarılan kendisiydi. Çelik adam olduğu gibi durmuştu sadece. Hiç değişmeden, hiç kıpırdamadan hatta. Lastik kızsa esnemiş, onu kollarının arasına almıştı. Çelik adam onu hızla itince bomboş kalan kollarının arasına baktı. Çok şaşırmıştı bu duruma. Sonra yavaşça tekrar esnedi. Kendini toparladı. Tek başına olduğu forma geçti yeniden. Ve tekrar yoluna devam etti. Çelik adam arkasında hep aynı, hiç kıpırdamadan, olduğu yere çakılı duruyordu, hiç değişmeden.
Sevgi’den
03.06.2016 11.26 Tüysüzler
Yazan: Sevgi ERZİ

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder