9 Mayıs 2016 Pazartesi

PİNO KOKAN ATKI - SEVGİ ERZİ



Koku bellekte en uzun süre kalan duyudur. Yani en güçlü hafıza koku hafızasıdır. Çünkü koku duyusu beyne en kısa yoldan iletilir. Koku ile limbik sistem (heyecan, refleks ve bir kısım davranışları ayarlayan merkez) arasında sıkı bağlantılar vardır. Yıllar geçse bile burnumuza gelen bir kokuyla zaman yolculuğu yapabiliriz bir anda. Aynen bu gün benim başıma gelen gibi...
Arabamı servisten alıp koştur koştur markete gittim. O bu derken deodorant reyonunun önünde durdum. Bir tane Axe Apollo'yu acele ile alıp sepete attım. Bir an gözüme First Class çarptı. Neden bilmem alıp bileğimin iç tarafına sıktım. Ben lisedeyken erkekler iki kokuyu kullanırdı en sık. Biri First Class diğeri ise Pino idi. First Class'ın kokusu hiç değişmemiş neredeyse. Aynı anda Pino'nun son derece keskin kokusu da hafızamda canlandı. Bir anda lise yıllarıma ışınlandım. Son teneffüste çantama sıkıştırılan bir atkıyı eve gidince bulduğum ana geçtim oradan jet hızıyla. Atkıyı çıkarır çıkarmaz tüm odama yayılan Pino kokusu tekrar doldu genzime. Atkının içinden düşen kağıt, kağıttaki titrek el yazısı...Yarın böyle kokan sınıfta olacağım diyen şimdiye kadar gördüğüm en romantik mektup. ‘’Odayı leş gibi kokuttu ben anneme ne diyeceğim?’’ telaşıyla söylene söylene atkıyı dolabıma tıkışım. Annemin o esnada gelip ‘’Ne kokuyor bu odada?’’  diye soruşu... Ertesi gün sabahtan sınıfları koklayarak komşu sınıfta kocaman gözlerle bana büyülenmiş gibi bakan çocuğu bulup atkısını suratına atmam... Kıpkırmızı kesilen yüzü...Hepsi milisaniyeler içinde zihnimden geçti. O heyecanlar ne tatlıydı, ne güzeldi 
Oradan tekrar başka bir anıya ışınlandım. Güzel kokuyu, kokanları, kokmayı o yaşlarda da severdim. Öğrenciyiz işte, harçlığımız belli. Paramdan arttırıp kendime o aralar yeni çıkan atomizer Reward'lardan almıştım. Bitmesin diye gıdım gıdım kullanıyordum. Yine başka bir teneffüste bizim oğlanlardan biri çantamdan Reward'ımı al sıktıra sıktıra kokuyu bitir. Ben sınıfa geldim ki; sınıf çiçek bahçesi gibi kokuyor… Tanıdık bir koku ama...Bir anda yıldırım çarpmışa döndüm koşarak sırama gittim, çantama baktım ki koku yok. Çöpte yamuk yumuk kutusunu bulduğumda yaşadığım üzüntü ve kızgınlığı hala anımsıyorum. O zamanlar bir koku bizim için çok kıymetliydi, zor bulunur bir şeydi.

Üniversitede ise en sevdiğim koku kırmızı Bac'tı. Onsuz olamam dediğim bir kokuydu. Sonradan üretimden kalktı önce zor bulunur oldu, Sonra tamamen yok oldu. Ondan beridir de belli bir kokuya bu benim kokum demedim. Evde en az bir kaç çeşit kokum olur o gün canım hangisini çekiyorsa onu kullanırım. Bazen spor bazen çiçek bazen sandal ağacı ağırlıklı, canım çekerse erkek kokularından birini hatta bazen direk çiçeklerin yağını kullanırım koku niyetine mesela mavi anemon yağını..Ya da kolonyalar iğde, ıhlamur gibi.  Şimdi tam mevsimi bu kokuların. İçe baygınlık verecek derecede sarhoş edici bu kokuları çok severim. Aşka yakın bir duygu verir sanki bilhassa iğdeyle, ıhlamurun kokusu. Yağmurdan sonra gezinirken dikkat edin bu aralar muhakkak burnunuza çalınacak notaları ferah ferah... İşte o zaman beni hatırlayın.
Yazan: Sevgi ERZİ

2 yorum:

  1. Hayat ne garip...İlmek ilmek dokunmuş saniyeleri yaşadığımı hissediyorum bazen...Bir türlü aydınlanamayan havanın etkisiyle midir nedir, depresifim bu aralar...Sürekli kendime "saçmalamama" telkinlerinde bulunmama rağmen kaybetme korkuları üretir oldum. Dün gece kalp sesim akıl sesimi bastırıp korkularımı açığa çıkardığında yüreğimin bulduğu çözüm kokular oldu :) "Kaybedersem koklarım" dedim...Sevdiklerinin kıyafetlerini saklayan insanları anlamazdım, anladım. "Derin derin içime çekerim, onunla nefes alır, yaşarım" dedim..Sonra akıl sesim dövdü kalp sesimi yine :) Akıl sesi çoğu kez doğru olandır ama...Keşke o atkıyı fırlatmanızı söylediğinizde dinlemeseydiniz :)
    Harikaydı...Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  2. Sevgi merhaba ben o atkının sahibiyim.Sahibiyim diyorum zira atkım hala duruyor ve her yıl atkıyı bana fırlattığın gün yarım şişe pinoyu atkıya sıkarak seni hatırlıyorum. o gün acaba diyorum başka türlü olsaydı bana bir şans verseydi nasıl olurdu diyorum. Kim bilir belki masallardaki gibi olmazdı, belki güzel bile olmazdı kim bilir. Bildiğim tek şey bir daha öylesine saf, temiz ve hesapsız sevemedim...dedim ya kim bilir...görüşmek istersen okulumuzun bahçesinde kokuyu takip et....
    böyle bir mesaj olsa ne güzel olurdu :) kim bilir olur belki :)....

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...