Koku bellekte en uzun süre kalan duyudur. Yani en güçlü hafıza
koku hafızasıdır. Çünkü koku duyusu beyne en kısa yoldan iletilir. Koku ile
limbik sistem (heyecan, refleks ve bir kısım
davranışları ayarlayan merkez) arasında sıkı bağlantılar vardır. Yıllar geçse
bile burnumuza gelen bir kokuyla zaman yolculuğu yapabiliriz bir anda. Aynen bu
gün benim başıma gelen gibi...
Arabamı servisten alıp koştur koştur markete gittim. O bu derken
deodorant reyonunun önünde durdum. Bir tane Axe Apollo'yu acele ile alıp sepete
attım. Bir an gözüme First Class çarptı. Neden bilmem alıp bileğimin iç
tarafına sıktım. Ben lisedeyken erkekler iki kokuyu kullanırdı en sık. Biri
First Class diğeri ise Pino idi. First Class'ın kokusu hiç değişmemiş
neredeyse. Aynı anda Pino'nun son derece keskin kokusu da hafızamda canlandı.
Bir anda lise yıllarıma ışınlandım. Son teneffüste çantama sıkıştırılan bir
atkıyı eve gidince bulduğum ana geçtim oradan jet hızıyla. Atkıyı çıkarır
çıkarmaz tüm odama yayılan Pino kokusu tekrar doldu genzime. Atkının içinden
düşen kağıt, kağıttaki titrek el yazısı...Yarın böyle kokan sınıfta olacağım
diyen şimdiye kadar gördüğüm en romantik mektup. ‘’Odayı leş gibi kokuttu ben
anneme ne diyeceğim?’’ telaşıyla söylene söylene atkıyı dolabıma tıkışım.
Annemin o esnada gelip ‘’Ne kokuyor bu odada?’’
diye soruşu... Ertesi gün sabahtan sınıfları koklayarak komşu sınıfta
kocaman gözlerle bana büyülenmiş gibi bakan çocuğu bulup atkısını suratına
atmam... Kıpkırmızı kesilen yüzü...Hepsi milisaniyeler içinde zihnimden geçti.
O heyecanlar ne tatlıydı, ne güzeldi …
Oradan tekrar başka bir anıya ışınlandım. Güzel kokuyu,
kokanları, kokmayı o yaşlarda da severdim. Öğrenciyiz işte, harçlığımız belli.
Paramdan arttırıp kendime o aralar yeni çıkan atomizer Reward'lardan almıştım.
Bitmesin diye gıdım gıdım kullanıyordum. Yine başka bir teneffüste bizim
oğlanlardan biri çantamdan Reward'ımı al sıktıra sıktıra kokuyu bitir. Ben
sınıfa geldim ki; sınıf çiçek bahçesi gibi kokuyor… Tanıdık bir koku ama...Bir
anda yıldırım çarpmışa döndüm koşarak sırama gittim, çantama baktım ki koku
yok. Çöpte yamuk yumuk kutusunu bulduğumda yaşadığım üzüntü ve kızgınlığı hala
anımsıyorum. O zamanlar bir koku bizim için çok kıymetliydi, zor bulunur bir
şeydi.
Üniversitede ise en sevdiğim koku kırmızı Bac'tı. Onsuz olamam
dediğim bir kokuydu. Sonradan üretimden kalktı önce zor bulunur oldu, Sonra
tamamen yok oldu. Ondan beridir de belli bir kokuya bu benim kokum demedim.
Evde en az bir kaç çeşit kokum olur o gün canım hangisini çekiyorsa onu
kullanırım. Bazen spor bazen çiçek bazen sandal ağacı ağırlıklı, canım çekerse
erkek kokularından birini hatta bazen direk çiçeklerin yağını kullanırım koku
niyetine mesela mavi anemon yağını..Ya da kolonyalar iğde, ıhlamur gibi. Şimdi tam mevsimi bu kokuların. İçe baygınlık
verecek derecede sarhoş edici bu kokuları çok severim. Aşka yakın bir duygu
verir sanki bilhassa iğdeyle, ıhlamurun kokusu. Yağmurdan sonra gezinirken
dikkat edin bu aralar muhakkak burnunuza çalınacak notaları ferah ferah... İşte
o zaman beni hatırlayın.
Yazan: Sevgi ERZİ

Hayat ne garip...İlmek ilmek dokunmuş saniyeleri yaşadığımı hissediyorum bazen...Bir türlü aydınlanamayan havanın etkisiyle midir nedir, depresifim bu aralar...Sürekli kendime "saçmalamama" telkinlerinde bulunmama rağmen kaybetme korkuları üretir oldum. Dün gece kalp sesim akıl sesimi bastırıp korkularımı açığa çıkardığında yüreğimin bulduğu çözüm kokular oldu :) "Kaybedersem koklarım" dedim...Sevdiklerinin kıyafetlerini saklayan insanları anlamazdım, anladım. "Derin derin içime çekerim, onunla nefes alır, yaşarım" dedim..Sonra akıl sesim dövdü kalp sesimi yine :) Akıl sesi çoğu kez doğru olandır ama...Keşke o atkıyı fırlatmanızı söylediğinizde dinlemeseydiniz :)
YanıtlaSilHarikaydı...Sevgiyle...
Sevgi merhaba ben o atkının sahibiyim.Sahibiyim diyorum zira atkım hala duruyor ve her yıl atkıyı bana fırlattığın gün yarım şişe pinoyu atkıya sıkarak seni hatırlıyorum. o gün acaba diyorum başka türlü olsaydı bana bir şans verseydi nasıl olurdu diyorum. Kim bilir belki masallardaki gibi olmazdı, belki güzel bile olmazdı kim bilir. Bildiğim tek şey bir daha öylesine saf, temiz ve hesapsız sevemedim...dedim ya kim bilir...görüşmek istersen okulumuzun bahçesinde kokuyu takip et....
YanıtlaSilböyle bir mesaj olsa ne güzel olurdu :) kim bilir olur belki :)....