Okuyabileceğiniz en içli kitaplardan biri.. Madam Rosa; fahişelerin kaza ile hamile kalıp doğurdukları çocukları para karşılığı bakması için yanına bıraktıkları Yahudi bir kadın.. Momo; doğduktan hemen sonra bırakılan ve bir daha aranıp sorulmayan Arap bir çocuk..Kitap Momo’nun ağzından anlatılıyor. Başlıyorsunuz bismillah ikinci sayfada karşınıza şu paragraf çıkıyor:
"Madam Rosa'nın sadece ay sonunda gelen bir havale için bana baktığını önceleri bilmiyordum. Bunu öğrendiğim zaman artık altı ya da yedi yaşımı doldurmuştum, parayla bakıldığımı bilmek beni iyice sarstı. Madam Rosa'nın beni bedavaya sevdiğini, birbirimiz için bir anlam taşıdığımızı sanıyordum. bütün bir gece ağladım; ilk büyük kederimdi bu."
Ve böyle Momo’nun bazıları komik ama çoğu acıtan tespitleriyle akıp gidiyor kitap. Okunduktan sonra unutulamayacak kitaplardan..
"Önceleri annem olmadığını, hatta bir annem olması gerektiğini bile bilmiyordum.”
“Kaçmak diye bir şey yoktur orada olmayı istememek vardır”
“O kadar çok ağlıyordu ki çişim geldi”
"Çünkü mutluluk özellikle yokluğuyla tanınan bir merettir"
"Gebermek istediğiniz zamanlar, her zamankinden daha güzel olur çikolatanın tadı."
NOT: Kitabın üstünde yazar adı olarak Emile Ajar yazıyor ama böyle bir yazar yok aslında.. Romain Gary’nin “yalnızca kendim olmaktan bıkmıştım” gerekçesiyle kullandığı takma isim bu.
Yazan: Fatih ŞUA TAPAR

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder