Stefan Zweig'in ölümünden hemen önce tamamladığı, yükte hafif pahada ağır denebilecek 83 sayfalık kısa ama dolu dolu kitabı...
Kitabın ismini ilk okuduğumda (kendimde bir satranç sever olarak )teorik bilgi vermiyorsa, satranç ile ilgili nasıl bir kitap yazılabilir diye düşündüm. Ama Zweig ruhsal analizler ile savaş ve satrancı mükemmel harmanlamış ...
Hikaye Newyork 'tan Buenos Aires 'e giden bir yolcu gemisinde tesadüfen karşılaşan dünya satranç şampiyonu,Dr. B ve sıradan bir yolcu arasında geçiyor.
Dr. B ile insanın hiçlik karşısındaki ruhsal durumu,tepkileri, duyguları ve varolma çabası anlatılıyor. 2.dunya savaşında nazilerin Dr. B ye uyguladığı psikolojik işkenceyi okurken, her zaman etrafımızda olan ama hiç önem vermedigimiz şeylerin bizi nasıl hiçlikten kurtarıp, hayatımızı oluşturduğunu anlıyor insan...
"Dünyada hicbirsey insan ruhu üzerinde hiçlik kadar ağır bir baskı uygulayamaz. "Syf 37
Satranç ile köşeye sıkışmış, baskılara maruz bırakılmış insanın tepkileri, her adımın önemi, her hamleden sonra yeni oluşan olasılıkların tahmin edilmesi,önlem alınması, savunma, rakibi yenmek için tüm düşünce gücünü harcaması, tehlike anında çelik gibi bir irade ile tepkileri anlatılıyor. Satranç ta tıpkı savaş gibi ,zafere ulaşmak için her yolun denendiği bir oyun...
Stefan Zweig ve Satranç kitaplığımda yer alması gereken kitaplar listesinde yerini aldı. .
"Sonsuz eski,ama buna rağmen sonsuz yeniydi, kuruluşu bağlamında mekanikti, ama yalnızca imgesel gücü aracılığıyla etkinlik kazanabiliyordu,geometrik açıdan kaskatı bir uzamla sınırlıydı ve bu arada kombinasyonları bağlamında sınırsızdı, kendini sürekli geliştiriyordu, ama durağandı, hiçbir yere götürmeyen bir düşünce eylemiydi, hiçbir şey hesaplamayan bir matematikti, bütün halklara ve zamanlara ait bulunan, duyuları bilemek, ruhu gergin tutmak için dünyaya hangi tanrının getirdiği kimsece bilinmeyen tek oyundu "syf 12
Yazan: Mine HACIİSLAMOĞLU

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder