6 Haziran 2018 Çarşamba
HALİT ZİYA UŞAKLIGİL - KIRIK HAYATLAR
🎈 Eski edebiyata olan ilgim ve çok değerli bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine Halid Ziya Uşaklıgil’in Kırık Hayatlar adlı eseriyle tanıştım. Kitabı bitirdiğimde ise Halid Ziya’ya olan sevgim ve hayranlığım bir kat daha arttı.
🎈Önce kitap hakkında biraz bilgi vereyim. Kırık Hayatlar, ilk olarak Servet-i Fünûn Dergisi’nde (bu dergide hikaye sansüre uğrayınca yarım kalmıştır) sonra da Vakit Gazetesi’nde olmak üzere bölüm bölüm yayımlanmıştır.1924 yılında ise nihayet kitap haline getirilmiştir.
🎈Halid Ziya, Kırık Hayatlar kitabını diğer iki romanından (Aşk-ı Memnu, Mai ve Siyah ) üstün gördüğünü belirtir. Kırık Hayatlar’ı diğer romanlarının aksine dil ve üslubunu daha sade tutarak hayatın acılıklarını, “memleketin hakiki hayatından bir levha” sunmak amacıyla yazdığını dile getirmiştir.
🎈Eser; mutlu ve huzurlu bir evliliğe sahip, iki çocuk babası tıp doktoru Ömer Behiç’in aile hayatının etrafında gelişen olaylarla şekil alır. İnsanların acılarına son derece duyarlı,hassas ve merhametli olan Ömer Behiç’in temiz, düzgün, namuslu, huzurlu aile saadeti de hayatının etrafındaki parçalanmış diğer aileler gibi kırık hayatlara dönüşecek mi yoksa bu sınavı geçebilecek mi merakla okuyorsunuz.
🎈Ana karakterin yavaş yavaş sürüklendiği bunalım ve çıkmazlar, kendi iç çatışmaları, tüm psikolojik tahliller yazarın edebî anlatımıyla birleşince ortaya enfes bir kitap çıkmış.Halid Ziya’nın toplumsal olayları ( evlilik, aile saadeti, cemiyet ve sosyete hayatı, gelenekler v.b ) bu şekilde bir aile üzerinden anlatması ve bunu yaparken kullandığı sanatsal üslup, yaratttığı karakterler, kurgu hepsi sizi hayran bıracak cinsten..
🎈Hiç Halid Ziya okumamışsanız dili başta ağır gelebilir ama bu kitabı diğerlerine göre daha sade bir üsluba sahip. Velhasıl hem sosyal içerikli hemde özde bireyi anlatan edebî bir kitap okumak isterseniz tavsiyemdir ☺️ Birkaç alıntı ile yorumumu noktalıyorum :
“Hayatta bir insanın tamamıyla, bütün manasıyla mutlakiyet ile (kesinlikle) namuslu olmasına imkân var mıdır?”
“Asıl gafiller mağlup olup da vicdanlarını susturacak kadar kendilerini aldatanlardı.”
“İnsan hayatında bir dakika oluyor ki birdenbire o zamana kadar fark edilmemiş bir köşeden dönülmekte olduğuna dikkat ediliyor.Bu dakikada, o köşeden dönerken insan o vakte kadar geçilmiş denizleri,aşılmış merhaleleri (aşamaları), bir de köşeyi şu veya bu yönden dönmek neticesiyle açılacak olan ihtimaller ufkunu düşünüyor; geriye ve ileriye atılan bu inceleme bakışı esnasında verilecek kararın mahiyeti o sırada geçerli olan ruhsal durumlara bağlı bir şeydir.Ufkun bir rengi, gece görülmüş bir rüya, o sabah size sevinç veya keder veren bir küçük hadise, hiçlerden oluşan bir sebep...”
Yazan: Dilek Dağ
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder